Avrupa’nın soykırım uygulayarak yok etmek istediği “Bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç, vefatının 14. yılında rahmetle yâd ediliyor.

Balkanlar’da Müslüman Boşnakları, başta vahşi Sırplar olmak üzere Haçlı Avrupa’ya karşı bir “devlet” sahibi yapan Aliya, ilim adamlığı ve liderliğiyle ümmete örnek oldu.

1925 yılında Bosna Hersek ’te doğan Aliyaİzetbegoviç, hayatı boyunca ülkedeki Müslümanların hakları için mücadele etti, yazılar ve kitaplar yazdı. Bosna’daki katliamda halkına liderlik eden ve “bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan Aliya, sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında görevinden ayrıldıktan sonra 2003 yılında yaşamını yitirdi. 8 Ağustos 1925’te Bosna Hersek’in kuzeyindeki BosanskiSamac şehrinde dünyaya geldi.
Mustafa ve Hiba çiftinin beş çocuğundan biri olan Aliya, üç yaşındayken ailesiyle Saraybosna’ya taşınarak, eğitimine burada başladı. İkinci Dünya Savaşı yılları Bosna Hersek’e büyük acılar getirmişti. Hırvatistan ’daki Ustaşa rejimi, Bosna Hersek’i ilhak edip Bağımsız Hırvatistan Devleti’ni (NDH) kurdu. Ülkedeki Müslümanlar resmen Hırvat kabul edildi. Sırp Çetnik hareketinin etkin olduğu bölgelerde Müslümanlar üzerinde katliamlar yapılıyordu. Hedef, Sırp olmayan unsurları ülkeden temizlemekti.

Eski Yugoslavya Krallığı’nın dağılmasından önce Aliya, ana hedefi dini ve milli bilinçlendirme adına çalışmak olan “Genç Müslümanlar” isimli teşkilatın kurucu meclisine katıldı. Teşkilat, Sırp Çetnik ve Hırvat Ustaşa zulmünden Müslümanların korunması ve Doğu Bosna’da yıkılan ev ve camilerin yeniden inşası için çalışıyordu. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti de Müslüman Boşnaklar zulüm etmeye devam etti. Aliya’nın da aralarında bulunduğu “Genç Müslümanlar” teşkilatının bazı üyeleri, din bilincinin uyandırılması faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle 1946 yılında tutuklandı. Saraybosna’da askerlik görevini icra ettiği sırada tutuklanan Aliya, Askeri Mahkeme tarafından 3 yıl hapse mahkum edildi.


MÜSLÜMAN HAKLARI İÇİN CİHAD ETTİ

JosipBrozTito liderliğindeki Yugoslavya’da da Müslümanların hakları için mücadele etmeye devam eden Aliya, Bosna Hersek İslâm Birliğinin yayın organı “Preporod” gazetesinin yanı sıra “Takvim” ve “Glasnik” gibi bültenlerde de yazılar yazıyor, camilerdeki sohbetlere katılıyordu. Aliya yazılarını, çocukları Leyla, Sabina ve Bakir’in baş harflerinden oluşan “LSB” takma adıyla yayınlıyordu. İslâm dünyası ile yakından ilgilenen Aliya, 1960’lı yıllarda “İslam Deklarasyonu” isimli kitabını yazmaya başladı. Kitap, 1970 yılında yayınlandı. 1980 yılında JosipBrozTito’nun ölmesiyle Yugoslavya’da milliyetçilik yeniden sahneye çıkmaya başladı. O yıllarda Ceza Kanunu’na “ifade suçu” eklendi.

Aliya, kaleme aldığı “Doğu ve Batı Arasında İslam” isimli kitabı yayınlanmadan hemen önce, 1983 yılında beraberindeki 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı. Aliya’nın mahkumiyet kararı, “İslâm Deklarasyonu” kitabındaki ifadelerine dayandırıldı. Aliya, 14 yıl hapse mahkum edildi. 1988 yılında af ile serbest kalan Aliyaİzetbegoviç, 1990 yılında, bugün de ülkedeki Boşnakların en büyük partisi konumundaki Demokratik Eylem Partisinin (SDA) kurulduğu oturumda, partinin genel başkanı seçildi. İlk çok partili seçimde SDA, Bosna Hersek’te en çok oyu aldı ve Aliyaİzetbegoviç, Yugoslavya içindeki Bosna Hersek Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkanı oldu.

TOPLU KATLİAM, TECAVÜZ, SOYKIRIM…

Yeterli silahı olmayan Boşnak halkına karşı eşi görülmemiş suçlar işlendi. Sırp güçler, sivillere karşı büyük katliamlar gerçekleştirdi, insanlar evlerinden sürüldü, kadınlara tecavüz edildi, tarihi miras yok edildi, ülke genelinde toplama kampları kuruldu. Bosna Hersek’teki durum, Hırvat Savunma Konseyi (HVO) saldırıları başladıktan sonra daha da kötüleşti. 1995 yılının Temmuz ayında, sözde BM koruması altında olan Srebrenica’da terörist Sırp komutan RatkoMladic komutasındaki güçlerin şehre girmesinin ardından 8 binden fazla Boşnak erkeğinşehit edildi bir soykırım gerçekleşti.

Ülkesini savunduğu ve müzakere masasında çözüm aradığı zamanlarda bile Aliya, barışçıl ve kin barındırmayan politikasından ödün vermedi.

200 bine yakın insanın şehit olduğu, bir milyondan fazla insanın evini terk ettiği, soykırım ve katliamların gerçekleştiği savaş, 1995 yılında imzalanan Dayton Anlaşması ile sona erdi. Aliya, söz konusu barış anlaşmasına ilişkin, “Bu adil bir barış değil, ancak savaşın sürmesinden daha iyidir” ifadelerini kullanmıştı.

tDayton, ülkeye barışın yanı sıra karmaşık bir devlet yapısı da getirdi. Ülke, iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brçko Özerk Bölgesi’ne ayrıldı. Bosna Hersek Federasyonu da kendi içinde 10 kantona bölündü. Savaşın ardından yapılan ilk seçimde, Aliya “bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı ve daha sonra Devlet Başkanlığı Konseyinin ilk başkanı seçildi.

Halkına uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan Aliya, 19 Ekim 2003 tarihinde saat 14.25’te Saraybosna’da vefat etti.

SIRP ŞİDDETİ ARTTI

Yugoslav Halk Ordusu (JNA) 1991 yılında Slovenya’da çatışmaları provoke ederken, kısa bir süre sonra Hırvatistan’da da çatışmalar başladı. JNA kuvvetleri, 1991 yılının ekim ayında, Bosna Hersek’in Ravno ve Popovo köylerini yerle bir etti. Aynı ay içinde Bosna Hersek’te de bağımsızlık konusu gündeme geldi. Meclisteki tartışmalar sırasında Sırp siyasetçi RadovanKaradzic, Müslümanların yok olacağını savunuyordu.

Bosna Hersek’te 29 Şubat-1 Mart 1992 tarihlerinde bağımsızlık referandumu yapıldı. Referanduma katılanların yüzde 99’undan fazlası “bağımsız” Bosna Hersek’in için “evet” dedi. Referandumun ardından JNA ve Sırp paramiliter grupların farklı şehirlerde saldırıları başladı. 6 Nisan 1992’de ise başkent Saraybosna’da 3,5 yıl sürecek kuşatma ve katliamlar başladı. Bu zor günlerde Aliya, tüm Bosna Hersek vatandaşlarını “uluslararası alanda tanınan” Bosna Hersek’e karşı yapılan Sırp saldırılarına karşı koymaya davet ediyordu. Boşnaklar, Aliya’nın önderliğinde çetin bir mücadele veriyordu.
KAYNAK: MİLLİ  GAZETE