14 Ağustos 2018 Ağustos 14, 2018

HUAWEI Kurumsal Ağ Ekipmanları Sektöründe Dünya 2’ncisi Oldu

Gartner tarafından yeni yayınlanan ‘Market Share Analysis: Enterprise Network Equipment, Worldwide, 2017’ raporuna göre Huawei, pazar payında 2016 yılında yer aldığı 3. sıradan, 2017 yılında 2. sıraya ilerleyerek yıllık gelir artışında hızlı bir büyüme gerçekleştirdi.


Rapora göre, 2017’de küresel kurumsal ağ ekipmanı pazarı geliri 2016’ya oranla ortalama yüzde 10 büyüme gösterdi. Huawei lider isimleri geride bırakarak zirvedeki üç isim arasında en yüksek yıllık büyüme oranını elde etti. Huawei aynı zamanda, özellikle Latin Amerika, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da olmak üzere farklı bölgelerde de pa
zar payını büyüttü. Bunlarla birlikte Huawei, anahtar, WLAN, kurumsal yönlendirici ve güvenlik duvarı pazar segmentlerinde iki basamaklı büyüme görerek pazardaki lider konumunu sürdürüyor. WLAN ürünlerindeki büyüme yıllık yüzde 101 değerine ulaştı.

Huawei birçok yıldır küresel kurumsal ağ pazarında yer alarak güçlü bir performans sergiledi ve zengin deneyimler edindi. Huawei’in eksiksiz ürün ve çözüm portföyü, 100’ü aşkın ülke ve bölgede yaygın olarak kullanılıyor ve her büyüklükteki işletmeye diledikleri ağları kurmalarında yardımcı oluyor. Huawei, ürün ve çözümlerine hız kesmeden yapay zeka, makine öğrenimi (ML) ve ağ otomasyonu gibi son teknolojileri entegre ederek ilerliyor.

Huawei, Mobile World Congress 2018’de Amaca Yönelik Ağ (Intent-Driven Network – IDN) çözümünü tanıttı. Bunu takiben, Büyük Veri ve yapay zeka ile güçlendirilmiş ağ analizi motoru CampusInsight, yeni nesil tam programlanabilir çevik anahtarlar, yenilikçi SD-WAN çözümü, endüstrinin en yoğun 64 bağlantı noktalı sabit 100G veri merkezi anahtarı ve Yazılım Tanımlı Güvenlik (SDSec) çözümü dahil olmak üzere bir dizi yenilikçi çözüm ve ürünlerini duyurdu. Tüm bu gelişmeler, IDN’in dönüşümünü hayalden gerçeğe dönüşmesine olanak tanıyor.

11 -15 Haziran arası gerçekleşen CEBIT 2018’de ise Huawei, bir dizi yenilikçi ürün ve çözümünü sunarak kurumsal müşterilerinin dijital dönüşümlerini hızlandırmalarına yardımcı olma çalışmalarına devam etti.

Huawei Anahtar & Kurumsal Ağ Geçidi Ürün Grubu Başkanı Zhong Kaisheng, konuşmasında “Gartner’ın pazar raporunun, bir kez daha, Huawei’in kurumsal ağ pazarındaki liderliğini ve küresel kullanıcılar arasında geniş çapta kabul edilişini doğruladığına inanıyoruz. Gelecekte Huawei, IDN felsefesine bağlı kalacak ve tüm endüstrilerdeki müşterilerine yenilikçi ağ ürün ve çözümleri sağlamaya devam ederek, dijital dönüşüm çağında başarıya ulaşmalarına yardımcı olacak" şeklinde belirtti.

10 Mart 2018 Mart 10, 2018

Vodafone Arena'nın Altındaki Gizli Salon

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök bugünkü köşe yazısında Beşiktaş'ın Stadı Vodafone Arena'nın altında gizli bir kulüp olduğundan bahsediyor. Kadınlar günü dolayısıyla bir davete konuk olduğunu belirten Özkök, bu salonun gençlerin kullanılması için Beşiktaş Yönetimi tarafından yapıldığını söylüyor. İşte köşe yazısının ilgili bölümü: 
 İŞTE BEŞİKTAŞ
 STADI’NIN ALTINDAKİ GİZLİ KULÜP
VODAFONE Türkiye’nin CEO’su Colman Deeganperşembe akşamı üç gazeteciyi çok ilginç bir yere davet etti.
Adı “Freezone”...
Küçük bir salona girdik, sahnede bir grup ve solistleri, “Seksenler” dizisinden de tanıdığımız Zeynep Doruk bizi bekliyordu...
Kadınlar Günü’ydü ve bize “en güçlü kadın şarkılarından oluşan” şahane bir repertuvar sundu. Sinema sanatçılığının verdiği harika mimik yeteneği ve vücut dansıyla müziği o kadar güzel birleştiriyordu ki...
Bu arada bana bir de kıyak yaptı ve Ajda Pekkan’ın çok sevdiğim “Sensiz Yıllarda” şarkısını söyledi. Stadın altında gizli bir kulüp gibiydi ve hayatımın en güzel özel konserlerinden birini izledim. Vodafone’u da, Beşiktaş’ı da bir kere daha takdir ettim ve ben de haykırdım...
“Come to Beşiktaş...”
Ama mazeretim var... Doğuştan Fenerbahçeliyim, gelemem...


GENÇ MÜZİSYENLERE ŞAHANE BİR HABER
BEŞİKTAŞ ve Vodafone burayı amatör genç müzisyenler için yapmış.
Dünyanın en gelişmiş kayıt araçlarının bulunduğu bir stüdyo...
Biri tonmeister iki genç uzman...
Bir sahne... İsteyen genç müzisyenler 4 saati 100 liraya burayı kiralıyor, işitsel görsel kayıtlarını yapıyor...
Bunları YouTube’a yükleyebiliyorlar.
Çok hoşuma gitti...



Yayına devam

Merhaba, evet uzun zaman oldu kabul ediyorum. Biraz tembellik, biraz ihmalkarlık da diyebilursiniz. Doğru bloğumu ihmal ettim. Hem vakitsizlik hem de isteksizlik diyebilurim. Ama artık düzenli olarak yayınlara devam edeceğim inşallah.

26 Kasım 2017 Kasım 26, 2017

Celal Şengör: İdeal yönetim monarşidir, demokrasiye sempatim yok!

İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şengör yine tartışılacak açıklamalara imza attı. Demokrasiye sempatim yok diyerek monarşiyi savunan Şengör, "Sen yüksek mahkemenin atamasını politikacıya yaptırırsan, o yüksek mahkeme istediğin kadar bağımsız değildir. Monarşi bağımsızdır, tamamen bağımsızdır" dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Celal Şengör Habertürk'ten Kübra Par'a verdiği röportajda yine çok tartışılacak açıklamalarda bulundu.
Benim demokrasiye karşı bir sempatim yok" diyen Prof. Dr. Şengör, "ideal yönetim nedir?" sorusuna Aristo bunun cevabını vermiş. İdeal yönetim monarşidir. Yani bir kişi veya grup olacak" şeklinde yanıt verdi.
Şengör, monarşiyi şu sözlerle savundu:
Celal Şengör'e göre ideal yönetim nedir?
Aristo bunun cevabını vermiş. İdeal yönetim monarşidir. Yani bir kişi veya grup olacak.
'MONARŞİ BAĞIMSIZDIR'
Ama o azınlığın çoğunluğa hükmetmesi…
"Hayır. Mesela İngiltere'de halkın temsil ettiği Avam Kamarası var. Bir de Lordlar Kamarası var. Bu lordların pek çoğu ırsi, seçilmiyorlar; büyükbabaları da lord olduğu için orada oturuyorlar. Avam Kamarası bir şeyi kabul edince kanun olmuyor, önce Lordlar'dan geçiyor. Denge denetlemeyi yapacak değişik kurumlar lazım. Sen yüksek mahkemenin atamasını politikacıya yaptırırsan, o yüksek mahkeme istediğin kadar bağımsız değildir. Monarşi bağımsızdır, tamamen bağımsızdır."
Ama monarşide kötü yönettiğinde halkın değiştirme şansı yok.
"Oluyor. Hiçbir kötü yönetim ilâ yevmil kıyame kalamaz. Halk bu kadar aptal değil. Alman üniversiteleri neden iyi? Almanya parçalı, 1870'e kadar yamalı bohça; Württemberg var, Vestfalya var, Bavyera var. Her birinin başında ya bir dük ya bir prens var. Bunların her biri, "En iyi üniversite bende olsun" diyor. Göttingen, Heidelberg nasıl ortaya çıktı; Humboldt, Berlin'deki üniversiteyi nasıl kurdu; hepsi en iyi üniversiteyi istediler. Monarşi yüksek kültür getirir."
KAYNAK: SPUTNİK

1 Kasım 2017 Kasım 01, 2017

GOOGLE’DA EN ÇOK NELERİ ARADIK


Teknolojinin gelişmesiyle artık merak ettiğimiz her şeyi internette araştırırken geçen hafta Google’da en çok aradığımız konu ve kelimeler belli oldu. Interpress’in Google Türkiye'den elde ettiği verilere göre 23–30 Ekim tarihleri arasında Türkiye’de en çok aranan konunun “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” olduğu ortaya çıktı. İkinci sırada 123. doğum günü kutlanan ünlü ozanımız “Aşık Veysel” yer alırken üçüncü sırayı ise uzatılıp uzatılmayacağı tartışmaları ile gündemde olan “Saat kaç, saatler ne zaman ileri alınacak 2017” konusu aldı. Dördüncü sırada çalışmaları tamamlanarak kurulduğu açıklanan “İyi Parti, Meral Akşener” yer alırken Cumhuriyetimizin kurucusu “Atatürk” geçen hafta Google’da en çok aranan beşinci kelime oldu. Doğumunun 60. yıldönümünde unutulmayan sanatçı “Ahmet Kaya” altıncı sırada yer alırken Diyanet tarafından açığa alınması ile gündeme gelen “İhsan Şenocak” listede yedinci sırada yer aldı. Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı görevinden istifasını açıklayan “Melih Gökçek” en çok aranan kelimeler arasında sekizinci sırayı alırken, geçen hafta televizyonda anlattığı siyah pantolon hikayesi ile bir anda en çok merak edilen kişilerin başında gelen “Alişan Kapaklıkaya” ise listede dokuzuncu sırada yer aldı. Türkiye eski güzellerinden olan “Manolya Onur”’ geçen hafta hayatını kaybederken en çok arananlar listesinde onuncu sırada yer aldı.

Google’da en çok aranan diğer kelime ve konular ise şöyle sıralandı;

11. Katalonya, İspanya
12. Türk Bayrağı
13. Ayla
14. Recep Altepe
15. Aytun Çıray
16. Layla Anna Lee
17. Anthony Joshua
18. Atilla Taş, Murat Aksoy
19. Kayı Boyu Bayrağı
20. İzmir Marşı
21. Yiğit Özşener, Hande Doğandemir
22. Telomer tedavisi
23. İstiklal Marşı
24. Gonca Akkuş, Uğur Akkuş
25. Ali Türkşen
26. Sylvester Stallone
27. Devşirme sistemi
28. Serebral Palsi
29. Aslıhan Gürbüz, Mert Fırat
30. Victoria Bonya

31 Ekim 2017 Ekim 31, 2017

Bir Kadın Seni Seviyorsa / Doğuş Sinan Coşkun

Kuştur kadın,
Ve bir gökyüzü vardır her kadının.
Öyle bir havan olmalı ki adamım,
Senden göçmediği için, onu dondurmamalısın.
Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzünde kahkaha atışını duyunca anlarsın…





25 Ekim 2017 Ekim 25, 2017

Kötü Tavşan Türkiye’yi de etkisi altına aldı

Antivirüs yazılım kuruluşu ESET, Ukrayna’da başkent Kiev’deki metroyu, Odesa kentindeki havalimanı ile Rusya’da çeşitli kuruluşları etkileyen yeni bir siber saldırıyı tespit etti. Saldırganların “Bad Rabbit – Kötü Tavşan“ adını verdiği saldırı dalgası sonucu pek çok bilgisayardaki veri, fidye talebi ile şifrelendi. Türkiye; Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan’dan sonra saldırıya en çok maruz kalan 4’üncü ülke oldu.



ESET’in “Diskcoder.D“ olarak etiketlediği zararlı yazılım, daha önce de küresel saldırıda bulunan Petya zararlısının bir versiyonu olarak görünüyor. Saldırganların “Bad Rabbit – Kötü Tavşan“ adını kullarak yaydığı zararlı yazılım, dağıtım metodu olarak bazı web sitelerine enjekte edilmiş bir JavaScript kodunu kullanıyor. Bu kod sayesinde kullanıcıdan sitenin içeriğini görüntüleyebilmesi için Flash Player indirmesi veya güncellemesi isteniyor. Kullanıcı ilgili alanı tıkladığında, zararlı indirilmiş oluyor ve bilgisayar kilitlenerek veriler şifreleniyor. Sonrasında ekranda “Bad Rabbit“ uyarısı çıkıyor ve 300 dolar değerinde bitcoin talep ediliyor.

Saldırıdan en ağır Rusya ve Ukrayna etkilendi
Ukrayna’da toplu taşıma organizasyonları ve hükümete ait bazı kuruluşlar bu siber saldırı ile karşılaştı. Kiev Metrosu ve Odesa Havalimanı etkilendi. Rusya’da da çeşitli haber ajansları, gazeteler ve çeşitli şirketler etkilenmiş durumda. Bulgaristan ve Türkiye de yoğun etkilenmiş görünen ülkeler arasında.

Türkiye 4’üncü sırada
ESET’in telemetri sistemi Diskcoder.D zararlısının yayılışını şöyle gösteriyor:
  • Rusya: %65
  • Ukrayna: %12.2
  • Bulgaristan: %10.2
  • Türkiye: %6.4
  • Japonya: %3.8
  • Diğer ülkeler: %2.4
Türkiye’deki yayılmanın bazı popüler sinema ve gezi siteleri üzerinden gerçekleştiği görülüyor. ESET uzmanları, güncel olmayan işletim sistemi yazılımları ve yine güncel olmayan güvenlik yazılımları nedeniyle Türkiye’de bulaşmanın yoğunlaştığını aktarıyor. Lisanslı ve güncel sürüm kullanan ESET kullanıcıları bu tehdide karşı korunuyor.

20 Ekim 2017 Ekim 20, 2017

Balkanlar’ın Bilgesi Aliya


Avrupa’nın soykırım uygulayarak yok etmek istediği “Bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç, vefatının 14. yılında rahmetle yâd ediliyor.

Balkanlar’da Müslüman Boşnakları, başta vahşi Sırplar olmak üzere Haçlı Avrupa’ya karşı bir “devlet” sahibi yapan Aliya, ilim adamlığı ve liderliğiyle ümmete örnek oldu.

1925 yılında Bosna Hersek ’te doğan Aliyaİzetbegoviç, hayatı boyunca ülkedeki Müslümanların hakları için mücadele etti, yazılar ve kitaplar yazdı. Bosna’daki katliamda halkına liderlik eden ve “bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı olan Aliya, sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında görevinden ayrıldıktan sonra 2003 yılında yaşamını yitirdi. 8 Ağustos 1925’te Bosna Hersek’in kuzeyindeki BosanskiSamac şehrinde dünyaya geldi.
Mustafa ve Hiba çiftinin beş çocuğundan biri olan Aliya, üç yaşındayken ailesiyle Saraybosna’ya taşınarak, eğitimine burada başladı. İkinci Dünya Savaşı yılları Bosna Hersek’e büyük acılar getirmişti. Hırvatistan ’daki Ustaşa rejimi, Bosna Hersek’i ilhak edip Bağımsız Hırvatistan Devleti’ni (NDH) kurdu. Ülkedeki Müslümanlar resmen Hırvat kabul edildi. Sırp Çetnik hareketinin etkin olduğu bölgelerde Müslümanlar üzerinde katliamlar yapılıyordu. Hedef, Sırp olmayan unsurları ülkeden temizlemekti.

Eski Yugoslavya Krallığı’nın dağılmasından önce Aliya, ana hedefi dini ve milli bilinçlendirme adına çalışmak olan “Genç Müslümanlar” isimli teşkilatın kurucu meclisine katıldı. Teşkilat, Sırp Çetnik ve Hırvat Ustaşa zulmünden Müslümanların korunması ve Doğu Bosna’da yıkılan ev ve camilerin yeniden inşası için çalışıyordu. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti de Müslüman Boşnaklar zulüm etmeye devam etti. Aliya’nın da aralarında bulunduğu “Genç Müslümanlar” teşkilatının bazı üyeleri, din bilincinin uyandırılması faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle 1946 yılında tutuklandı. Saraybosna’da askerlik görevini icra ettiği sırada tutuklanan Aliya, Askeri Mahkeme tarafından 3 yıl hapse mahkum edildi.


MÜSLÜMAN HAKLARI İÇİN CİHAD ETTİ

JosipBrozTito liderliğindeki Yugoslavya’da da Müslümanların hakları için mücadele etmeye devam eden Aliya, Bosna Hersek İslâm Birliğinin yayın organı “Preporod” gazetesinin yanı sıra “Takvim” ve “Glasnik” gibi bültenlerde de yazılar yazıyor, camilerdeki sohbetlere katılıyordu. Aliya yazılarını, çocukları Leyla, Sabina ve Bakir’in baş harflerinden oluşan “LSB” takma adıyla yayınlıyordu. İslâm dünyası ile yakından ilgilenen Aliya, 1960’lı yıllarda “İslam Deklarasyonu” isimli kitabını yazmaya başladı. Kitap, 1970 yılında yayınlandı. 1980 yılında JosipBrozTito’nun ölmesiyle Yugoslavya’da milliyetçilik yeniden sahneye çıkmaya başladı. O yıllarda Ceza Kanunu’na “ifade suçu” eklendi.

Aliya, kaleme aldığı “Doğu ve Batı Arasında İslam” isimli kitabı yayınlanmadan hemen önce, 1983 yılında beraberindeki 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı. Aliya’nın mahkumiyet kararı, “İslâm Deklarasyonu” kitabındaki ifadelerine dayandırıldı. Aliya, 14 yıl hapse mahkum edildi. 1988 yılında af ile serbest kalan Aliyaİzetbegoviç, 1990 yılında, bugün de ülkedeki Boşnakların en büyük partisi konumundaki Demokratik Eylem Partisinin (SDA) kurulduğu oturumda, partinin genel başkanı seçildi. İlk çok partili seçimde SDA, Bosna Hersek’te en çok oyu aldı ve Aliyaİzetbegoviç, Yugoslavya içindeki Bosna Hersek Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkanı oldu.

TOPLU KATLİAM, TECAVÜZ, SOYKIRIM…

Yeterli silahı olmayan Boşnak halkına karşı eşi görülmemiş suçlar işlendi. Sırp güçler, sivillere karşı büyük katliamlar gerçekleştirdi, insanlar evlerinden sürüldü, kadınlara tecavüz edildi, tarihi miras yok edildi, ülke genelinde toplama kampları kuruldu. Bosna Hersek’teki durum, Hırvat Savunma Konseyi (HVO) saldırıları başladıktan sonra daha da kötüleşti. 1995 yılının Temmuz ayında, sözde BM koruması altında olan Srebrenica’da terörist Sırp komutan RatkoMladic komutasındaki güçlerin şehre girmesinin ardından 8 binden fazla Boşnak erkeğinşehit edildi bir soykırım gerçekleşti.

Ülkesini savunduğu ve müzakere masasında çözüm aradığı zamanlarda bile Aliya, barışçıl ve kin barındırmayan politikasından ödün vermedi.

200 bine yakın insanın şehit olduğu, bir milyondan fazla insanın evini terk ettiği, soykırım ve katliamların gerçekleştiği savaş, 1995 yılında imzalanan Dayton Anlaşması ile sona erdi. Aliya, söz konusu barış anlaşmasına ilişkin, “Bu adil bir barış değil, ancak savaşın sürmesinden daha iyidir” ifadelerini kullanmıştı.

tDayton, ülkeye barışın yanı sıra karmaşık bir devlet yapısı da getirdi. Ülke, iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brçko Özerk Bölgesi’ne ayrıldı. Bosna Hersek Federasyonu da kendi içinde 10 kantona bölündü. Savaşın ardından yapılan ilk seçimde, Aliya “bağımsız” Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı ve daha sonra Devlet Başkanlığı Konseyinin ilk başkanı seçildi.

Halkına uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan Aliya, 19 Ekim 2003 tarihinde saat 14.25’te Saraybosna’da vefat etti.

SIRP ŞİDDETİ ARTTI

Yugoslav Halk Ordusu (JNA) 1991 yılında Slovenya’da çatışmaları provoke ederken, kısa bir süre sonra Hırvatistan’da da çatışmalar başladı. JNA kuvvetleri, 1991 yılının ekim ayında, Bosna Hersek’in Ravno ve Popovo köylerini yerle bir etti. Aynı ay içinde Bosna Hersek’te de bağımsızlık konusu gündeme geldi. Meclisteki tartışmalar sırasında Sırp siyasetçi RadovanKaradzic, Müslümanların yok olacağını savunuyordu.

Bosna Hersek’te 29 Şubat-1 Mart 1992 tarihlerinde bağımsızlık referandumu yapıldı. Referanduma katılanların yüzde 99’undan fazlası “bağımsız” Bosna Hersek’in için “evet” dedi. Referandumun ardından JNA ve Sırp paramiliter grupların farklı şehirlerde saldırıları başladı. 6 Nisan 1992’de ise başkent Saraybosna’da 3,5 yıl sürecek kuşatma ve katliamlar başladı. Bu zor günlerde Aliya, tüm Bosna Hersek vatandaşlarını “uluslararası alanda tanınan” Bosna Hersek’e karşı yapılan Sırp saldırılarına karşı koymaya davet ediyordu. Boşnaklar, Aliya’nın önderliğinde çetin bir mücadele veriyordu.
KAYNAK: MİLLİ  GAZETE

16 Ekim 2017 Ekim 16, 2017

Sessiz Kullar

Biz Allah'ın sessiz kulları, eşref-i mahlukat olan siz âdemoğullarının ise bu dünyada ki hizmetçisi, arkadaşı ve yoldaşıyız. Her gün Allah (cc) 'ın adını anar, onun birliğine defalarca şahit olduğumuzu dile getiririz. Ancak, ademoğulları yani siz bizi duymaz, duyamazsınız . Bizi öylesine öter, anırır veya havlar sanırsınız. Bazen bize hoşt, kışt diyerek kovalarsınız. Halbuki tek isteğimiz sizden sevgi ve merhamettir. Tabi ki her canlı gibi karnımızın az da olsa doymasıdır. Bizleri elbette sizin için değerli olan kağıt parçası ile yani para ile satın almaktasınız. Ancak bizlerin eşya değil canlı olduğumuzu unutmamalısınız...

15 Ekim 2017 Ekim 15, 2017

Rüzgâr

Bir rüzgar gibi estim bu gece,
Odana girdim gizlice.
Ne güzel uyuyordun öyle be!
Kıyamadım öpmeye bile
Yanına sokuldum sinsice
Kokunu çektim içime
Bir an korktum yine
Uyanacaksın diye
Bütün gece odanda estim durdum
Beni sevmedin ya
Acımdan kahroldum
Ne yerim vardı ne yurdum
Hem ilktin hem sondun.
Sabah güneşi doğdu üzerine
Işığı değdi tenine
Seni uyandıracak diye
Kafa tuttum güneşe bile
Senin haberin yoktu
Bu ne ilk ne de sondu
Üzmesin kimse seni diye
Savaştım bütün kötülüklerle
Bir rüzgar gibi estim bu gece
Sırf sen mutlu ol diye
Dua ettim Rabbime

Mutlu Pazarlar :)



Pazar sabahları çok güzel olur. O kadar güzeldir ki, insanın yataktan çıkası gelmez. Zar zor evin ahalisi uyanır ve kahvaltı hazırlanır. Eee en sonunda sizin de yarı uyanık halde dönüp durduğunuz o güzelim yatakta pazar keyfini yarıda bırakıp ayağa kalkmanız gerekiyor. Ve kalktınız ailenizle uzun  bir kahvaltı yaptınız. O güzelim Pazar gününün yarısını bitirmiş oldunuz. Vakit öğleni buldu. Daha ne yapacaksınız AVM'lerde mi takılacaksınız? O basık ruhsuz mekanlarda! Yoksa korulara, parklara, sahillere mi akacaksınız? Benim tercihim sahiller, deniz kenarları olurdu. Ama maalesef bu tercihi uygulayamıyorum. Çünkü bende o güzelim Pazar gününde sabahları yola koyulup işe gidenlerdenim. Evet itiraf ediyorum. Şuan yatağında dönüp dolaşan, aylaklık edenleri kıskanıyorum. Ancak yapacak bir şey yok. Ama bir yandan da böyle daha iyi. En azından Pazartesi sendromu yaşamıyorum. Siz vaktin nasıl geçtiğini anlamadan Pazar günü bitince, "Yine mi Pazartesi geldi" diyeceksiniz. Ama ben bu cümleyi kurmayalı tam 3 ay oldu. Çok güzel değil mi?
Hani televizyonda kanalları hızlıca geçersiniz ya. Hani çocukluğunuz gelir aklınıza ve bir çizgi film kanalında durursunuz. Ve o anda Garfield vardır. Garfield'ın ağzından şu cümle çıkar: "Geceleri daha rahat uyumak için gündüzleri dinleniyorum."
Benimkisi de o hesap işte: "Pazartesi sendromu yaşamamak için Pazar günü çalışıyorum."

14 Ekim 2017 Ekim 14, 2017

Gece

Sana bir şarkı yazdım bu gece,
Ellerimle dizdim hece hece
Ne yaptımsa unutamadım kalbimde
İlk ve son ol istedim bu gönülde
Sevmek istedim seni ve sarılmak
Ellerimde uyutmak seni
Ve gözlerinde boğulmak istedim
Sevmek istedim seni korkusuzca
Yağmurlu bir günde ıslanmak istedim
Onları değil bir tek seni sevdim.
Mutlu olmak istedim seninle bu gece.

Nine

Yüreğim yerinden çıkacak gibi sanki,
Yoksa sen mi geldin ey sevgili.
Kim bilir ne kadar oldu seni görmeyeli,
Bu tutuğun el kimin eli?
Seven oldu mu söyle, seni benim gibi,
Çünkü ben sevilmedim senin sevdiğin gibi.
Kimse tutmadı ellerimden senin tuttuğun gibi
Kimse bakmadı da gözlerime senin baktığın gibi
Ve hiç kimse güldürmedi beni
Taklidiyle yaşlı bir ninenin...

Helin son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Pendik'te okul çıkışında Mustafa Yetgin tarafından öldürülen lise öğrencisi 17 yaşındaki Helin Palandöken'in cenazesi son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine katılan Helin'in arkadaşları dehşet dolu cinayeti anlattı. Öte yandan Helin'in katili Mustafa Yetgin de tutuklanarak cezaevine gönderildi. 



HELİNE 3 KURŞUN SIKTI
Helin’in arkadaşları olayı anlattı. Olaya şahit olan bir arkadaşı, “Arabadan indi. ‘Selam gençler’ diye bağırdı. Helin’e 3 kurşun sıktı. İki sefer de Cemil’e sıktı. Havaya ateş açtı, Deniz’e denk geldi” diyerek olayı anlattı. Bir arkadaşı ise, “Okula ve dershanesine çiçek yolluyormuş. Helin peşini bırakmasını istiyormuş” dedi. Helin’in cenazesi 5 yıl önce trafik kazasında hayatını kaybeden annesi Saadet Palandöken’in mezarının yanına defnedildi.


13 Ekim 2017 Ekim 13, 2017

İBB'ye 6 metro hattı için dış borçlanma yetkisi

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, ihalesi yapılan ve inşaatına başlanan 6 metro hattının finansmanı için 925 milyon avro borçlanma kararı aldı.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi, ihalesi gerçekleştirilen ve inşaatlarına başlanan 6 metro hattının finansmanı için belediyeye, 925 milyon avro (3 milyar 968 milyon 25 bin Türk lirası) borçlanma yetkisi verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Saraçhane'deki binasında yapılan Meclis toplantısında alınan karara göre, 12 milyar 859 milyon 636 bin 112 liraya ihale edilen 6 metro inşaatı için dış borçlanmaya gidilecek.
CHP'lilerin ret oyuna karşın oy çokluğuyla geçen karara göre, Kaynarca-Pendik-Tuzla metro hattı için 120, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattı için 170, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattı için 175, Kirazlı-Halkalı metro hattı için 170, Başakşehir-Kayaşehir metro hattı için 70 ve Mahmutbey-Bahçeşehir metro hattı için 220 milyon olmak üzere toplamda 925 milyon avro dış finans bulunacak.

"İBB'nin borcu 16 milyar liraya ulaşacak"

Metro hatlarının inşaatı için gereken paranın bulunması için alınan karar, tartışmalara yol açtı.
CHP'li Meclis Üyesi Tarık Balyalı, Büyükşehir Belediyesi'nin yüklü bir borcun altına sokulduğunu savundu. Balyalı, 2017 yılı için Meclis'ten 4 milyar 600 milyon borçlanma yetkisi alındığını ve bu rakamın 2 milyar 811 milyon lirasının dış borçlanma için olduğunu söyledi.
6 metro hattının finansmanı için Meclis'ten geçirilen 925 milyon avroyla birlikte belediyeye verilen borçlanma yetkisinin 7 milyar liraya yaklaştığını, dolayısıyla 2017 yılı için öngörülen borçlanma miktarının aşıldığını savunan Balyalı, "Meclis'te kabul edilen dış borçlanma yetkisiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi hukuka aykırı davranmıştır. Borçlanma yetkisi aşılmıştır. Bu şartlarda 2017 yılı sonunda belediyenin borcu 16 milyar liraya ulaşacak." dedi.
Metro hatları için 13 milyar liranın kullanılacağını, yapılacak yeni borçlanmalarla Büyükşehir Belediyesi'nin mali yükünün çok ağırlaşacağını ileri süren Balyalı, "Belediyenin gelir bütçesi yaklaşık 14 milyar liradır. 2019 sonunda neredeyse gelirimizin 2 katı borcumuz olacak. Biz meseleyi hem Meclis'in yetkisi olmaması açısından hem de finans kaynaklarının yanlış kullanılması açısından değerlendiriyoruz. Bu kadar büyük projeler sadece borç alarak gerçekleştirilemez. Büyükşehir Belediyesi kaynaklarını daha verimli kullanarak, daha az borç alarak bu projeleri sonuçlandırmalıdır." diye konuştu.
KAYNAK: ANADOLU AJANSI

BLOĞUMDA EMOJİLİ TEPKİ DÖNEMİ BAŞLADI :)

Merhaba arkadaşlar artık içerikleri kolaylıkla yorumlamanız için bloğuma emoji widgeti eklemeyi başardım. Açıkçası Onedio'da gördükten sonra neden bloğum da olmasın dedim. Çok araştırdım ve başardım. Sizlerden mümkün olduğunca içeriklere iyi ya da kötü emojiyle tepki vermenizi rica ediyorum. Ama özellikle iyi olursa çooook sevinirim :)

12 Ekim 2017 Ekim 12, 2017

Köpekleri acımadan silahla vurdular!


Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yol ortasında silahla vurulmuş iki köpek bulundu. Köpeklerden biri olay yerinde diğeri ise bir gün sonra telef oldu. Telef olan ikinci köpeğin hamile olduğu ortaya çıktı.



İslahiye Hatay Bulvarı’nda 2 köpek tabanca ile vurulmuş halde bulundu. Kanlar içerisindeki köpeklere, hayvanseverlerin girişimi ile olay yerine gelen Veteriner Yusuf Yıldızgil müdahale etti.

Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından da tabanca ile vurulduğu tespit edilen köpeklerden biri olay yerinde telef oldu. Telef olan hayvan, olay yerindeki hayvanseverler ve vatandaşlar tarafından boş bir alana gömüldü.

YARALI KÖPEĞİ KURTARMAYA ÇALIŞTILAR

Yaralı köpeğin ise hamile olduğu belirlenirken, hayvanın yaşaması için olay yerindeki vatandaşlar ve görevliler büyük çaba sarf etti. Kan kaybı yaşayan köpeğin üşümemesi için üzeri örtülürken, köpek ilk müdahalesinin ardından Gaziantep’e gönderildi.
Gaziantep Canlı Hayatı İyileştirme Derneği (CAHİDE) Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Güneş Tosun, hayvanlara yapılan işkence ve öldürülmelerinin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, “Söylenecek çok şey yok. Bu bir vahşet, resmen vahşet. Ya zehirlenerek ya da silahla vurularak hayvan öldürülüyor, Ya da hayvanlara çeşitli işkenceler yapılıyor. Artık bu köpek ölümlerinden bıktık. Bunların da canı var. Nedir bu hayvanların suçu” diye konuştu.
CAHİDE yetkilileri tarafından tedavi amacıyla Gaziantep’e götürülen hamile köpeğin de telef olduğu belirtildi.

İHA

İşte üniversiteye giriş sisteminin yeni adı: Yükseköğretim Kurumları Sınavı



YÖK Başkanı Profesör Yekta Saraç milyonlarca insanın merakla beklediği üniversiteye giriş sınavlarında yapılacak köklü değişiklikleri açıklıyor.

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞTE YENİ SINAV SİSTEMİNİN ADI

2018-2019'da sınavın yeni adı Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı'dır. İlk oturumda temel yeterlilik esas alınacaktır.

SINAV TARİHİ VE SORU SAYISI

Sınavlar Haziran ayında bir hafta sonunda 2 oturumda yapılacak, soru sayısı 80 olacaktır. Türkçe ve Matematik sabah oturumunda yapılacak.

Temel yeterlilik testi puanını en az 150 olması gereklidir. Temel yeterlilik puanı 180 ve üzerinde olan ise lisans bölümlerine yerleşebilecektir. 200 ve üzeri olan puanlar, adaylar istedikleri taktirde bir sonraki yıl da geçerli olacak. Tüm adayların birinci oturuma girmesi zorunlu. İlk oturumda sayısal-sözel beceri ölçülecek.

İKİNCİ OTURUMDA 4 TEST

İkinci oturumda 4 test yer alacak sorular müfredata dayalı olacaktır. Oturumların süresi geçmiş yıllardaki uygulamalar ve adaylarımızın sınav stresi yaşamamaları hususu göz önüne alınarak belirlenecektir.

İKİNCİ OTURUM SINAV GÜNLERİ

Öğleden sonraki ikinci oturumda ise adayların önceki yıllarda takip edilen usule uygun olarak lise müfredatına dahil yine bilgisi esas alınacaktır. Yükseköğretim Kurumları Sınavı, dil sınavı hariç haziran ayının bir hafta sonu cumartesi günü yapılacak, iki oturumlu bir sınavla gerçekleştirilecektir. Yabancı dil sınavı ise aynı hafta sonu pazar günü tek oturumda gerçekleştirilecektir.

ÖZEL YETENEKLER İÇİN BARAJ PUANI AYNI KALDI

Belli programlar için getirilen başarı sıralaması şartına aynen devam edilecektir. Özel yetenekle öğrenci alan programlarda geçen sene olduğu gibi baraj puanı aynı tutulmuştur.

PUAN TÜRLERİ VE OTURUM SAYISI DÜŞÜRÜLDÜ

Sınav puan türleri 18'den 5'e indirilmiştir. Sınav beş hafta sonundan bir hafta sonuna çekilmiş, altı oturumdan üç oturuma indirilmiştir.

'YALIN, SADE, KOLAY ANLAŞILABİLİR, KOLAY YÖNETİLEBİLİR'

Özetle yeni sistemimiz daha yalın sade kolay anlaşılabilir ve kolay yönetilebilirdir. Türk yükseköğretimi için çok önemli bir eşiği atlıyoruz. Bu, Temel yeterlilik puanının oluşturulması ve temel yeterlilik sınavının oluşturulmasıdır.

SINAV TARİHİ BELLİ OLDU MU?

Bu giriş sisteminin usul ve esaslarının belirlenmesi YÖK’e has. Ama ÖSYM’nin de bir sınav takvimi var. ÖSYM başkanı ile bu hususu müzakere edeceğiz.

SINAV SÜRELERİ DEĞİŞTİ Mİ?

Stres yaşamamaları için gereken sürenin tespiti hususunda hem eğitim bilimcilerden hem de psikologlardan görüş alıyoruz. Birinci oturum çok daha kısa bir müddet olacak.

Toplamda bütününde soru başına düşen dakika hesaplarına baktığımızda bu 2006-2009 yılları arasında bir dakika idi. Daha sonra 1,5-1,7 arasında süre veriliyordu. Önceliğimiz adaylarımızın rahat ve huzur içinde bu sınavı yapacak süreye sahip olmaları.

YENİ SINAV SİSTEMİ NE ZAMAN UYGULANACAK?

Bu yıl ilk sınavda uygulanacak bu sistem. Hiç vakit kaybetmeden bu sene uygulamaya başlıyoruz.

KAYNAK: MİLLİ GAZETE

11 Ekim 2017 Ekim 11, 2017

AY'I KAYBEDEN ÇOCUK

Ay, gökyüzünden her gece bize gülen yüz. Ne kadar güzel gülüyor değil mi? Her şekli ayrı bir güzel. Hilal, yarım ay ve dolunay... Ay o kadar etkilemiş ki insanları tarih boyunca çocuklarımızın isimleri bile 'Ay' ile başlar olmuş. Şimdi burada bir çok isim sayabilirim size ancak konumuz o değil. Asıl konu aşk! Hem de ne ilk aşk! Hatırlıyor musunuz ilk aşkınızı? İlk okulda mı, yoksa ortaokulda mı? Benim hatırladığım kadarıyla ilk okuldu. Tabi aşk denilebilirse... Aşk demiyelim bence. Çocukluğun güzelliğe karşı  vermiş olduğu o duygulara aşk denilemezdi. Belki pek çoğunuz itiraz edeceksiniz. Haklılık payınız var elbette. Ama aşk, bir insanın kalbinden vurulması değil midir? Beni çocukluğumda vuramamıştı kalbimden aşk... Hatta lise de de vuramadı. Bir ara çok yakınından geçti ama nasip değilmiş işte... Beni kalbimden kim mi vurdu? Orada bir durun işte! Söylemek isterim ama daha çok erken. Yalnız şunu söyleyebilirim. Ay gibi yüzü olan. Ay ışığı gibi gözleri parlayan yani kısaca Ay’a benzeyen biri... Belki de o yüzden kaybetmiştim  Ay'ı, şehrin o karanlık gecelerinde. Tam bir ay gökyüzünde o bu şehirde yok diye tam bir ay, Ay'a hasret kalmıştım. Bazen insan Ay'a o kadar hasret kalıyor ki, Astronot olup Ay'a çıkası geliyor. Siz siz olun kıymet bilin kaybetmeden Ay'ınızı...
Not: Lütfen  Ayı ile Ay'ı karşıtırmayalım!

i-lived – Ben Yaşadım (2015)





Merhaba bu benim ilk yazım ve size aylar önce rastgele izlediğim bir filmi tavsiye etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi hızla gelişen teknoloji ile akıllanan telefonlarımız, bir çok uygulama ile hayatımıza yön veriyor. Peki hayatta başarılı olmanız ve daha iyi bir hayata kavuşmanız için, yani para, şöhret, aşk için size tavsiye veren bir uygulama olsa nasıl olurdu?
Ben yaşadım (i-lived) filmi işte bize böyle bir uygulamanın hayatımıza olan etkilerini aktarıyor.
Filmden bahsedecek olursam, internet’te telefon uygulamaları tanıtımı yaparak hayatını zar zor geçiren J-Tech, bir gün tanıtım yapmak için telefonuna i-lived uygulamasını indirmesi tüm hayatını değişmesine neden oluyor. Şöhret, para ve sevgili kazanan J-Tech uygulamanın kölesi olunca her ne kadar vazgeçmek istese de bu pekte mümkün olmayacak gibi görünüyor. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler dilerim.